15 Kasım 2010

Cibelle

Gerçek adı Cibelle Cavalli. Ama Roberto Cavalli ile bir alakası olmadığının altını çiziyor. Aslen Brezilyalı olan Cibelle -kendi tabiriyle- Tropikal Punk tarzında bir stile sahip. Sözlerini kendi yazıyor, albümlerini yapıyor, sahnede ne giyeceğine kendi karar veriyor. Multimedya performanslarıyla ve birbirinden ilginç styling çalışmalarıyla sahneyi nasıl dolduracağını iyi bilen Cibelle, 3 Aralık Cuma akşamı Ghetto'da sahnede olacak. Yeni albümü Las Vênus Resort Palace Hotel performansını mutlaka deneyimleyin.


Foto Galeri için tıklayın.

 

Şarkı söylemeye nasıl başladın?

Müzik, çok küçük yaşımdan beri doğal olarak vardı içimde. Birkaç arkadaşım sayesinde kendimi sahnede bulduğumdan beri de geri dönüşü olmadı.

 

Peki kariyerinde dönüm noktası olarak nitelendirebileceğin bir şey var mı?

Aslında her günüm. Özel olarak bir şey olmadı. Ama her geçen gün bir yere doğru gittiğimi hissediyorum.


 

Bir günün nasıl geçiyor?

Biraz meditasyon, biraz kahve. Çokça müzik. Bazen sakinleşmek için resim yaptığım da oluyor. Ve tabii ki seyahat etmek. Konser için çok gezmek durumundayım.


 

Alışveriş?

Fırsat buldukça.

 

Kendi stilini tanımlar mısın?

Karmakarışık.

 

Stilini belirleyen birileri var mı? Ya da stil ikonum dediğin birileri?

Aile albümleri ve ergenlik dönemimdeki hatıralarım. Sadece kendimi eğlendirmek ve renkli gözükmek için giyiniyorum. Bu yüzden belli bir ikonum yok. Bu tarz kalıplardansa daha özgür hissedeceğim şeyler yapmaktan yanayım.

 

Sahnede neler giyiyorsun?

Genellikle rahat hissettirecek parçalar seçiyorum. Taytlar çok işime yarıyor. House of Holland'ın taytlarına bayılıyorum. American Apparel'in de renk skalası işime yarıyor.

 

Favori alışveriş adreslerin var mı?

İkinci el dükkanlar ve bazen de yardım için açılmış dükkanlardan. Küçük şehirlerde gerçekten ilginç parçalar buluyorum.

 

Takıntın hangisi? Ayakkabı mı çanta mı?

Bilemedin. Aksesuarlar.


 

Başarı için sloganın ne?

Kendini bil ve yargılamadan sev.

 

En büyük tutkun?

Daha basit bir yaşamk sürmek.

 

Gizli bir tutkun var mı?

Patlamış mısır.

 

Formunu korumak için ne yapıyorsun?

Çok fazla bir şey yaptığımı söyleyemem. Her fırsatta yürüyorum. Bir de Kriya Yoga yapıyorum.

 

Bu kadar seyahat ediyorken, bakım için aldığın en önemli ipucu neydi?

Her zaman yanımda yüz için mendiller taşıyorum. Önce bunlarla cildimi temizliyor sonra daElizabeth Arden'in sekiz saatlik yüz kremini kullanıyorum. Uçaklarda özellikle cildim çok nem kaybediyor. Uykumu alabilmek için de kulak tıkacı ve uyku gözlüğü taşıyorum. Bir şişe suyu da bitirmeyi ihmal etmemek lazım.

 

Ajandanda neler gözüküyor?

Önce Berlin. Sonra İstanbul'a geliyorum. Ghettor'da bir performansım olacak. Lizbon, Porto ve Rio'ya geri dönüyorum. Bunların hepsi bir ay içinde olacak. Size verdiğim ipucunu fazlasıyla uygulayacağım anlayacağınız.



 

-Barış Çakmakçı

İlgili Başlıklar