16 Aralık 2014

Chanel Zanaatkârlığına Yolculuk

YAZI: SUZY MENKES

Maison Lemarié'den Bahar 2014 Chanel Haute Couture tüy kaplı kıyafet. 
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
Zenginlik çağının zirve yaptığı 80'lerde, François Lesage'ın atölyesine yaptığım ziyareti çok net bir şekilde hatırlıyorum. Kavanozlar içindeki düğmelerin ve ipliklerin eskimiş ahşap raflarda sıra sıra dizildiği küçük karanlık odalarda, dünyanın en ünlü nakışçısı çekmeceyi açar, bir parça kumaşı kaptığı gibi zaferle "Schiaparelli!" derdi.
 
Pantin'in havadar çalışma odaları 
 
Bir de tüylere sanki Folies Bergère'in sahne arkasındaymışız gibi değil de sanki her tüy paha biçilemez bir mücevhermiş gibi davranan Andre Lemarié var. 
 
1938 yılına ait Elsa Schiaparelli Phoebus pelerini için Lesage'ın tasarladığı süsleme. 
 
Chanel nasıl da fark yaratıyor! 
 
Ben, Paris'in dışındaki Pantin bölgesindeki aydınlık ve havadar Métiers d'Art yerleşkesinde yürürken, büyük pencerelerden süzülen ışık yetenekli çalışanların üstüne vuruyordu. Bu çalışanlar, Chanel Fransız zanaatkarlığını korumaya karar verip değerli uzman şirketleri satın almaya başladığından beri Chanel'le beraber çalışıyorlar.  
 
Pantin'deki genç kuşak zanaat tekniklerini benimsemiş. 
 
Ocak 2013'te açılan bu komplekste fark ettiğim ilk şey, Lesage'ın eski püskü karton saklama kutularının yerini alan şık Chanel kutularıydı. Daha sonra çalışan ellerin küçüklüğü dikkatimi çekti, ne kadar da gençler! Ayrıca, bu eski zanaatkarlıklarla uğraşanların sadece kadınlar değil aynı zamanda erkekler olduğunu da fark ettim.  
 
Saklama kutuları 
 
Ziyaretim, Else Schiaparelli'den, yeşilliklerle dolu Valentino bir elbiseye kadar geçmiş bahar ve sonbahar couture'üne bir bakışla başladı. 
 
Maison Lesage'ın sanat direktörü Hubert Barrère. 
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
Ancak bu insan eli "fabrikasını" çalışırken görmek için sabırsızlanıyordum. 
 
İğne ve iplik sanatını Maison Lesage'ın sanat direktörü Hubert Barrère'den daha iyi kimse bilemez. Aralık 2011'de vefat eden François Lesage'dan aldığı meşaleyi taşımaya devam eden Hubert Barrère, moda dünyasındaki bütün eşi benzerine rastlanmaz nakışların ve işlemelerin ardındaki isim. 
 
Lesage'ın detaylı işlemeleri 
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
Bu iğne işleri, en iyi ipekten en kalın kadifeye dek her tür kumaşa uygulanabilir gözüküyorlar, hatta couture tarzdaki Chanel sneaker'lara bile. 
 
Maison Lesage'dan Chanel Haute Couture Bahar 2014 koleksiyonu için tüyler üzerine çalışma.  
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
M Barrère  ile Salzburg defilesinin ardından konuştum ve Métiers d'Art Chanel koleksiyonundan hem kişisel hem de takım olarak nasıl zevk aldıklarını anlattı, çünkü düşünmeleri için zaman yaratmıştı. 
 
Paris-Salzburg 2014-15 koleksiyonundan Lemarié detaylı bir Metiers d’Art elbisesi. Kıyafet, tüylerle beraber küçük deri çiçekler, boncuklar ve aplikeler içeriyor. 
Fotoğraf hakkı: Chanel 
 
"Bu koleksiyon bir hediyeydi" diyor, "Karl sadece Salzburg hakkında biraz konuştu ve sonra bizi işimizi yapmamız için tek başımıza bıraktı. Mozart'ı, Von Hofmannsthal'ı, müzik festivalini ve hatta Büyük Budapeşte Oteli filmini bile araştırdık. İmparatoriçe Sissi ve geçmişi, Romy Schneider filmi ve hem romantik ve şiirsel olup hem de neşeli olan her şey üzerine araştırma yaptık. Daha sonra da bütün o işleme çiçekleri ve kelebekleri yarattık, görkemli ve imparatorluğa ait bir şeyler ortaya çıkarırken aynı zamanda pastoral, tarihi ve romantik olanı da yüzeye çıkartmaya çalıştık."  
 
Maison Lemarié'den Chanel Haute Couture Bahar 2014 koleksiyonu için yapılan tüy işi. 
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
Yapılan iş ağır ve yoğundu ama asla kaba ve gösterişçi değildi. Yanında küçük bir oğlan çocuğuyla rahat bir şekilde yürüyen mankenin üzerindeki şık bomber ceketin yakasındaki altın örgü iplik için, ayrıca kalça ve bileklerdeki dalga dalga metalik pullar için 330 saatlik iğne işi gerektiğini duyunca çok şaşırdım.  
 
Bir Maison Lemarié tüy örneği.  
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com  
 
Chanel Moda Müdürü Bruno Pavlovsky'nin Salzburg'da Métiers d'Art'ın (zanaatkarlık) Couture'e yakın olduğunu söylemesine şaşmamalı.  
 
M Barrère bana sadeliğin bir hayranı olduğunu söyleyince şaşırdım.  
 
Valentino Couture Sonbahar 2014 için Maison Lemarié. 
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
Lemarié atölyesinden tüyler 
 
Nakışçılığın efsane ismi, Edinburgh'ta yapılan Métiers d'Art defilesine gönderme yapıyor ve Chanel'le bağlantılandırıyor:  "İnsanlar nakış işinin çok değerli olması gerektiğini düşünürler, ama canlı ve sade de olabilir ve Karl canlılığa tutkuyla bağlı." Geçen senenin Dallas defilesini "klasik Western" olarak tanımlarken, Paris-Bombay defilesinde "mihrace diyarı" anlayışından ziyade narinliğe ve metaliğe yönlenmişler. 
 
Maison Lemarié atölyesi 
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
Sanki cennet kuşlarının yuvasıymış gibi gözüken Lemarié tüylerine bakıyorum, Salzburg'daki Chanel defilesi tüylerine verilen aynı efekt bu tüylere de verilmiş. 
 
Maison Lemarié atölyesindeki bir dizi Chanel kamelya çiçeği 
 
Lemarié  ve Lognon'un İdare Müdürü Nadine Dufat'a tüyler üzerinde kaç kişinin çalıştığını sordum ve cevabı duyduğumda hayret ettim:
"Normalde 60 kişi ama koleksiyonlardan önce sayı 110'a kadar çıkıyor." Ama bana aynı zamanda çiçek tasarlayan bir modaevi olduklarını da hatırlattı, bu da tüylerden ayrı olarak olağanüstü görsel efektlerin de yaratıldığı anlamına geliyor. Her sene üretilen Chanel imzası 40,000 kamelya çiçeğini de unutmamak gerek! 
 
Üzerine inci işlenmiş yapraklar, Maison Lemarié tarafından zımbalanıp preslenerek Chanel'in imza çiçeği olan kamelyaya dönüştürülüyor.  
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
"Bu savoir-faire'nin bir karışımı" diyor Matmazel Dufat. Fransızca olarak söylediği "savoir-faire" aslında "beceri seti" olarak tanımlanabilir.  
 
Yapraklar, Maison Lemarié tarafından tek tek ısıtılmış bir aletle presleniyor. 
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
Karl Lagerfeld'in hayalindeki görüntüleri yaratırken tüylerle nasıl çalıştıklarını anlattı ki bu görüntüler renk ve doku karışımlarıyla oluşturulmuştu, önümde duran tüylere bakarken gözümün önüne getirebiliyorum. Örneğin, dağ manzaralı üst ve etekte kaz tüyleri, deri, yün çiçekler, boncuklar ve kristaller kullanılmış. Kollarda batik mavi saten akordeon pileler; ve mavi deriden yapılıp ortalarına boncuk yerleştirilmiş yıldız şekilli çiçekler ile unutmabeni çiçekleri. 
 
Elişine harcanan toplam saat: 378. 
 
Elbette, bunun moda açısından önemi bu detaylı çalışmaların, ağır ve bunaltıcı hale gelmemesi, aksine genel tasarımın içinde özümsenmiş olması.  
 
Chanel Sonbahar/Kış 2014 şapkaları son rötuşlar için bekliyor. 
 
Maison Michel'den siyah keçe üzerine devekuşu ve tavuk tüyü iliştirilmiş şık Tyrolean şapkalarını sevdim. Ama Chanel'in Pantin'deki atölyesine gittiğimde klasik Chanel pembesi tüvitinden yüzlercesinin hazır olduğunu görsem bile şapkaların yapımının o kadar da kolay olmadığını fark ettim.  
 
Maison Michel'den Milliner Shariff bir kalıbın üstünde şapkayı esnetirken. 
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
Milliner Shariff Hisaund'u bir Maison Michel keçe şapkası yaparken izledim, beş yıldızlı bir şef gibiydi, keçeyi esnetiyor, ıslatıyor, tekrar esnetiyor ve şekil alması için büyük bir "fırına" koyuyor. 
 
Karl, 2012'de Paris-Edinburgh Métiers d'Art defilesini İskoç bir kalenin yıkıntıları arasında yaparken, kaşmir ustası Barrie Knitwear'ı ziyaret etmiştim. Kaşmir, Tweed nehrinden gelen doğal özellikleri dikkate alınınca İskoçya'dan olmalıydı, Fransa'dan değil. (Şimdi ikonik Chanel ceketi için kullanılıyor.) 
 
Chanel Haute Couture Sonbahar 2014 koleksiyonu için Lesage numuneleri. 
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 
Pantin'de bundan çok daha fazla uzman var.
 
Eminim ki Paris'in 9. bölgesindeki nakış markası Montex'tekiler de Karl'ın beyaz deri yıldızçiçeği, beyaz şönil iplik ve küçük simler taşıyan Salzburg loafer'ları üzerine çalıştıkları için çok meşgullerdir. Bu loafer'lar Chanel'in işlemeli haute-couture sneaker'ları kadar hit olabilirler. 
 
Bir de Paris'in biraz dışındaki kostüm mücevheratçısı Maison Desrues var. Salzburg defilesindeki en etkileyici parçalardan biri, Avusturya işlemelerinden ilham alınarak tasarlanmış ve filigran metal bir kalp motifi, erimiş cam ve kadife kurdele ile süslenmiş boğazı saran bir kolyeydi. Kolye, Bavyera'ya ait geleneksel bir kıyafet olan şort ve diz üstü çorapla kombinlenmişti ve altına da yıldızçiçekli ayakkabılar giydirilmişti. 
 
Valentino Couture Bahar 2014 için "Le Jardin d’Eden" elbisesi.
 
Pantin'i yüreğimde bir coşkuyla terk ettim, Chanel zanaatkarlığı korumakla kalmıyor, onu yeni ve genç kuşağın ellerine teslim ediyordu. 
 
François Lesage cennette meleklere işlemeler yaptığı köşesinden aşağı doğru bakıp Chanel'in zanaatini korumasına neşeleniyor olmalı. 
 
Bahar 2014 Couture koleksiyonu için Lesage Chanel trainer'ları. 
Fotoğraf hakkı: lejournalflou.com 
 

ETİKETLER: CHANEL , SUZY MENKES