19 Ocak 2011

Burak Gölge, Ayşegül Kantarcı, Tevfik Rıza Gözlükçü

Yandaki fotoğrafı görüp onları Brit pop grubu zannedebilirsiniz. Değiller. Bu üç gencin bir araya gelip hayatlarını adadığı meslek çok alışkın olduğumuz türden değil. Onlar ışık, ses ve gölge oyunları yardımıyla mimarı yapıların renk ve geometrileriyle oynuyorlar.

 

Nasıl tanıştınız?

Bahçeşehir Üniversitesi'nde okurken. Üçümüzün de ortak noktası 9'dan 5'e bir işte çalışmak istemememiz ve girişimci bir ruha sahip olmamızdı.

 

Bu fikri nasıl bir işe dönüştürdünüz peki?

Birlikte video mapping'e yoğunlaşmaya başladık ve 2007 yılında, Berlin'de katıldığımız bir festival kapsamında sergilenen Light&Sound enstalasyonunu görünce “Tamamdır!' dedik. 


Görsel ve işitsel ilüzyonlar yarattığınızı söylüyorsunuz. Peki nasıl?

Nota Bene Visual adlı bir tasarım stüdyomuz var. Burada video projection mapping çözümleri üretiyoruz. Tasarlayıp anime ettiğimiz görselleri bir ses tasarımı eşliğinde çeşitli yüzeyler üzerine yansıtıyoruz. Bu sayede yüzeyler, mesela bir binanın dış cephesi, var olduğu durağanlıktan çıkıp farklı bir forma ve renge bürünüyor; bambaşka bir şey oluyor.


Biz Vogue ekibi olarak sizi Pera Palas'ın açılışı için hazırladığınız performansla tanıdık. Otel gözümüzün önünde adeta canlandı.  

Evet, otelin bir geçmişe dönüp, bir geleceğe gitmesi gerekiyordu. Korkutup, heyecanlandırmalıydı. Bu performans bizim de kariyerlerimizdeki en önemli basamaklardan biri oldu. 

 

-Zeynep Üner

ETİKETLER: OCAK 2011