19 Mayıs 2015

Bayan B. ile Alışveriş Dünyası

YAZI: SUZY MENKES

Londra'nın ünlü mağazası Browns'ın sahibi Bayan B.'ye dair neredeyse her hikaye uydurmadır. En sevdiklerimden birisi 80'lerde bir gece Studio 54 gece kulübüne gidip dans edenlerin arasından geçe geçe o zamanlar yükselişte olan Clavin Klein'e ulaşmaya çalıştığına dair olan. Söylenene göre hemen o an bir gülüşüyle sözleşmeyi bağlamış.  
 
Browns'ın online alışveriş sitesi Farfetch tarafından satın alındığını duyduğumda, Bayan B. ve kocası Sidney'in 45 sene önce aldıkları konağı ziyaret ettim. Orası şimdi arabaların giriş yapamadığı bir sokakta birbirine bağlı 5 tane mağazaya dönüşmüş durumda. Bayan B.'ye Sir William Piggott Brown adında bir aristokratın sahip olduğu o küçük butiği hatırlayan, muhtemelen, son moda editörü olduğumu söylüyorum.  
 
Mağazanın mücevher kısmında oturduğumuzda, 88 yaşındaki Bayan B.'nin ilk söylediği şey haftaya ülke retro havasını kaybetmeden görebilmek için Küba'ya gideceğiydi.  
 
"Binaları! Müziği! İnsanları! Yemeğine pek düşkün değilim. Ama insanlarla tanışmak istiyorum!" dedi.  
 
Browns'ın kurucusu Joan Burstein CBE, 2014 Walpole British Lüks Ödülleri'nde "Yaşam Boyu Başarı" ödülüyle poz veriyor. 
Fotoğraf: Getty 
 
Şu aralar en çok tanışmak istediği insan anlaşma yapılır yapılmaz bizzat onu arayan, Farfetch'in kurucusu ve CEO'su José Neves. Burstein ailesinde, Bayan B.'nin oğlu ve Browns'ın CEO'su Simon ve Browns'ın kreatif direktörlüğünü yapan kızı Caroline bulunuyor. Caroline, bağımsız bir gelinlik mağazasını ve Browns'taki Vera Wang kısmını yönetmeye devam edecek ama aynı zamanda Farfetch anlaşmasının yapılmasında da etkili bir rolü olduğunu söylüyor. Browns birçok markayı beraberinde taşıyan bağımsız mağazaların bir parçası olacak ama aynı zamanda tek başına bir marka olarak işletilmeye devam edecek. 
 
Tıpkı abisi gibi kurulda olacak Caroline, "Bir nevi DNA'mızı satın alıyorlar, bundan dolayı çok heyecanlı bir süreç!" dedi ve "José'yi yıllardır tanırım. Bizim daha büyük bir platforma ihtiyacımız var, bu yolla para kazanabiliriz ve gerçek bir saygınlık kazanabiliriz." 
 
Browns'ın şu anki portfolyosunun önemli kısmını oluşturan online satışlar, 1970'de açıldığı günlerden çok farklı bir yolda. O zamanlar Londra'da sadece tek bir özelleştirilmiş tasarımcı mağazası vardı o da Yves Saint Laurent'di. Gelişen hazır giyim sanayisinin ardındaki markalara dair de çok kısıtlı bilgi vardı. Yani tasarımcıların peşinde koşma gibi bir durum yoktu. 
 
Bayan B.'nin torunları Lola ve Salome Burstein, Sonia Rykiel'in defilesinin çıkışında. Babaları Simon Sonia'nın kızı Nathalie Rykiel ile evli. 
Fotoğraf: Getty 
 
Bayan B. o günlerden bahsederken "Tasarımcılar kıyafetlerini satabilecekleri için çok mutluydular, yaptığımız şeye bayılmışlardı. Her zaman bizi kucakladılar, hiç reddedilmedik. Hiç. Ama o zamanlar her şey yeni başlıyordu, zaten hali hazırda bir tek biz vardık. O yeni markaların hepsi mağazamızı çok sevmişlerdi, bir çekiciliği vardı." dedi. 
 
Yaratıcı moda danışmanı Robert Forrest mağazanın ilk günlerinde orada çalışanlardan. O ve Bayan B. New York Pierre Otel'de Ralph Lauren'in ikonik Santa Fe koleksiyonunu gördüklerinde, Bayan B. ona bir mağaza açmayı önermiş ama o bu konuda çekingen kalmış çünkü hiç dışarıya koleksiyonunu ihraç etmemiş.  
 
"Bir de Paris'te Alaïa'yı keşfettiğimiz zaman var ama o zamanlar sadece meşhur örme iplikle yapılan eldivenlerinden satıyordu, sonra Bayan B. kendisine couture parçalar sipariş etti!" diyor Forrest ve, "Bunu söylemem lazım, bütün tasarımcılar koleksiyonlarının Bayan B. tarafından Browns için satın alınmasından büyülenirlerdi." diye ekliyor. 
 
Kıta Avrupası'ndan satın alınan koleksiyonlardan birisi de Giorgio Armani'ydi, o zamanlar partneri Sergio Galeotti ile beraber bir erkek giyim markası başlatmaya çalışıyorlardı.  
 
Bayan B. "Simon ve ben, Armani'yi keşfettik, Simon o zamanlar erkek giyimle uğraşıyordu. Giorgio Armani ilk kez kadınlar için bir koleksiyon tasarlamıştı ve ikimiz kalkıp Milano'ya gittik." dedi, "O kadar muhteşem, sade ve güzel renklere, dokulara sahipti ki, üzerinde hiç uğraşılmamış gibi doğal duruyordu. Kıyafetleri o zamanlar için herkesin sahip olması gereken türdendi. Aslına bakarsanız o zamanlar sadece o bölgede bir mağazası vardı Armani'nin." 
 
Joan Burstein ve Browns'ın geliştirilmesinde büyük katkısı olan kocası Sidney. 
Fotoğraf: Rex Features 
 
Ama hikaye güzel sonlanmıyor, Armani 5 sene sonra kendi markasının perakende satışlarına başladı. Tek markalı mağaza trendi o zamanlar başlamıştı, Londra'nın Bond Sokağı'na, Paris'teki Montaigne Bulvarı ve New York'taki Madison Bulvarı'na yayıldı bu trend.   
 
Ama Bayan B. için her zama keşfedilecek yeni yetenekler vardı. 
 
Geçenlerde Vogue Festivali'nde Alexandra Schulman'la konuşan John Galliano, 1984'te Central Saint Martins'teyken mezuniyet projesi olarak tasarladığı koleksiyonun Browns mağazalarında satışa sunulmasının kariyerinde ve hayatında büyük bir dönüm noktası olduğunu anlattı.  
 
"Browns'tan Bayan Burstein sayesinde mezuniyetimin ertesi günü koleksiyonumu South Molton Sokağı'nda sergileme şansı buldum, beni oraya davet etti ve vitrini beraber tasarladık. İlk müşterim de Diana Ross'tu." 
 
Bayan B. böylesine keskin bir moda gözüne nasıl sahip oldu? 
 
Bana "Suzy bunu tam olarak açıklayamam. Sana sadece neyi beğenip neyi beğenmediğimi söyleyebilirim, bu kadar basit, başka yolu yok. Bir şey hakkında tereddüte düşersem onun doğru şey olmadığını anlıyorum ve 'şüphedeysen bırak gitsin.' diyorum. Bu yöntemi bütün hayatın için kullanabilirsin aslında." diyor.
 
Peki onu hiç geri çeviren veya anlaşmayı iptal eden biri olmuş mu? 
 
Bayan B., "Bir düşüneyim" diyor, Japon markasını hatırlayarak "Evet, biri var o da Sacai." diyor. "Bir tek o var, onun dışında kimseyi hatırlamıyorum gerçekten." diye de ekliyor. 
 
Bayan B., Suzy Menkes'in açık arttırmasında. 
Fotoğraf: Rex Features 
 
2010'da eşini kaybetmesi, kişisel bir üzüntüden çok daha fazlası. Sidney, Browns'ın geliştirilmesinde de çok önemli bir iş adamıydı. Bayan B., eşinin yaşasaydı Farfetch anlaşmasını iyi bir fırsat olarak değerlendireceğini düşünüyor.  
 
Peki Bayan B. için bu emeklilik anlamına mı geliyor? 
 
"Yine de sık sık işe uğrayacağım çünkü benim ekibim ailem gibidir." diyor. "Gelmemi rica ettiler, ben de 'Elbette' dedim. Satış etiketlerini evime yollatıyorum ki kontrol edebileyim, öylesine eski kafalıyımdır işte."

Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

İlgili Başlıklar