31 Aralık 2010

Arzu Komili

24 yaşındaki Arzu Komili'yle sessiz sakin bir buluşmamız olmadı. İlk buluşma geçen ay flaşlar, kameralar ve müthiş bir kalabalık eşliğinde  İstanbul şubesi açılışını yapan New York'lu Paul Kasmin Gallery'deydi. İkincisi de yüksek ses müzik çalan, kalabalık Vogue setinde. Zehir gibi zekasıyla etkileyici biri Arzu Komili.

 

Eğitiminden bahseder misin kısaca?

Üsküdar Amerikan Lisesi'nden sonra Princeton'da Sanat Tarihi okudum. Sanat daima ailemin içinde vardı. Ama ben kariyer olarak hiç düşünmemiştim. Birinci yılımda sadece merak ettiğim için çizim dersi seçtim. Her ders ressamların tekniklerini, hikayelerini dinliyor, sanat tarihi içinde yorumlanışlarını öğreniyordum. Gerçekten ilgimi çekti ve fazlasını istedim. İkinci senemde istatistik dersini bırakıp, tamamıyla sanat tarihine yönelince gelecekteki kariyerimi de seçtiğimi anladım. Üniversiteden sonra önce Sotheby's'de, sonra da Andy Warhol, Robert Indiana, Les Lalannes, Walton Ford gibi ünlü çağdaş sanatçıları temsil etmiş olan Paul Kasmin Gallery New York'ta çalıştım.

 

Peki İstanbul macerası nasıl başladı?

Türkiye'ye hep dönmek istiyordum ama zamanını bir türlü kestiremiyordum. Derken bir gün Paul geldi ve İstanbul'a gidiyorsun dedi. Uçaktan indiğim gibi Akaretler'deki galeriye geldim ve üç hafta boyunca arkadaşlarımla bile buluşmadan David LaChapelle sergisi için çalıştım.

 

Heyecan verici bir proje oldu ama.

Evet, son anına kadar öyleydi gerçekten. Mesela son anda bir duvar eklemeye karar verdim. Hatta bazı işleri ellerimle yerleştirdim. Şimdi rayına oturdu. Her sabah 11.00'de galeriyi açıyoruz ve 19.00'da kapatıyoruz.

 

Ne kadar daha İstanbul?

Bakalaım. Şans... İstanbul'daki enerji şu an dünyanın hiçbir yerinde yok. Bir cumartesi günü galeriye gelin ve bunu görün. Anlayacaksınız.

 

-Zeynep Üner

ETİKETLER: OCAK 2011 , DAVİD LACHAPELLE , ARZU KOMİLİ