17 Şubat 2016

Altuzarra ve Alexander Wang: Asil, Asi'ye Karşı

YAZI: SUZY MENKES

Kötü kızlar ve iyi kızlar arasındaki savaşı, iyi kızlar çok nadir kazanmıştır. En azından moda dünyasında bu böyle. Seks, rock ve isyankarlık, yarım yüzyıldır modanın odak noktasında. Dökümlü elbiseler ve keskin hatlı ceketler içindeki zeki genç kadınlar ise pek revaçta değil.  

altuzarra-suzy-menkes-vogue

Altuzarra 

Fotoğraf: Indigital 

Ama Joseph Altuzarra'nın, Alexander Wang'in çılgın çocuğuyla girdiği yarışta kazandığını söyleyebilirim. Ceketlerdeki ve çizmelerdeki küçük ve yoğun çiçek desenlerinin birçok derin referans noktası vardı ama bunlar, yine de, asil coşkularından bir şey kaybetmemişlerdi.  

Kate Bosworth gibi ünlülerden sahne arkasında övgüler alan Altuzarra'nın podyumda neden sadece beyaz bir kafes kullandığına dair de bir açıklaması vardı.  

"Bununla çok meraklı olmak ve farklı ilham kaynaklarına açık olmakla ilgili bir mesaj göndermek istedim," diyor, "Bir kış bahçesi yarattım. Bu bahçe çok şiirseldi ama aynı zamanda yapısı itibariyle keskin ve netti," diyor. 

altuzarra-suzy-menkes-vogue

 

Altuzarra 

Fotoğraf: Indigital 

İşte bu sözler Altuzarra koleksiyonunun özünü oluşturuyordu. Çiçek desenli parkalara, aynı desene sahip çizmeler eşlik ediyordu ve tiril tiril elbiselerin üzerindeki şal deseni Britanya Hindistanı zamanlarını hatırlatıyordu. Farklı ilham kaynakları, tıpkı koleksiyondaki kıvrımlı kıyafetler gibi, düzgün bir şekilde bir araya getirilmişti.  

Defile notlarında, referans noktası olarak Jim Jarmusch'un Only Lovers Left Alive filmi verilmişti ve tasarımcı, dünyayla ilgili merakının ardından giderken özgür olmak ve koleksiyona birçok farklı referans ile hikayeyi çekerek zengin bir doku oluşturmak istediğini belirtti. Ayrıca çok önemli bir cümle daha kurdu: "Tanıdığım kadınlara ve onların hayatlarının gerçeklerine de hitap etmek istedim." 

Bu son cümle, koleksiyonun güçlü noktasını ve istisnai zarafetini açıklıyor. Moda kariyerim boyunca Britanya Hindistanı'na birçok kez gönderme yapıldığını gördüm ama bu seferki sadece kültürel öğeleri almakla kalmıyordu. 

altuzarra-suzy-menkes-vogue

Altuzarra 

Fotoğraf: Indigital 

Hindistan'a özgü koyu pembe, karşımıza çiçek süslemeli, vücuda tam oturan bir ceketle beraber giyilen ince bir etek olarak çıkıyor. Başka bir ceket ise  potura benzeyen bir pantolonla giyilebilir. Bir kazakta kullanılan püsküller vücudu çerçevelemişti. Elbiseler vücuda tam oturuyordu ama belden aşağıya doğru dökümlü ve uzundular.  

altuzarra-suzy-menkes-vogue

Altuzarra

Fotoğraf: Indigital

Folklorik referanslar Hindistan'ı aşıyor ve bütün ipek yoluna; Venedik'ten, Fas'a, oradan Türkiye'ye kadar uzanıyordu.  

Hiç abartmadan, tamamen kontrollü bir şekilde böylesine ihtişam dolu bir zenginlik yaratmak Altuzarra'nın çok başarılı bir koleksiyon ortaya çıkarmasını sağlamış.  

ALEXANDER WANG 

Defilesini New York'un ünlü kilisesi St. Bartholomew's'de düzenleyen Alexander Wang,"Pop kültür; hissettiğim bu, yaptığım da bu!" diyor. 

altuzarra-suzy-menkes-vogue

Fotoğraf: Indigital 

Tasarımcının bu yaramaz çocuk tavrını, külotlu çoraplara ve şeffaf üstlere yazdığı "STRICT" veya "TENDER" sözcüklerinde ve kıs kıs gülen izleyicilerin esrar olduğunu iddia ettiği yaprak desenlerinde görebiliyoruz.  

Geniş bir kazağın üstündeki striptizci, o kadar da meydan okuyan bir tavır koymuyordu, aksine eğlenceliydi. Tasarımcının vermek istediği mesajı almak çok kolaydı: Wang, Balenciaga'daki couture günlerini ardında bırakmaya ve belki de başka bir ilham kaynağı bulmaya çalışıyordu. Kıyafetlerde ufaktan bir Vetements havası hissedildiğini söyleyebilirim. Vetements, anti-moda duruşuyla Avrupalı stilini son zamanlarda çok etkileyen bir marka ve lideri Demna Gvasalia'nın Balenciaga'ya kreatif direktör olarak getirilerek Wang'in yerini aldığını unutmamak gerek.  

altuzarra-suzy-menkes-vogue

Alexander Wang 

Fotoğraf: Indigital 

Wang'in defilesinin ardında ne tür karmaşık bir sebep olursa olsun, küstah yetişkin tavırlı bu koleksiyon modayı bir adım öne taşıdı mı? Hayır. Birkaç öğeyi sık sık görmek mümkündü: tüvit ceketler, geometrik desenli bileğe kadar uzanan elbiseler, 1960 stili mini etekler, güçlü aksesuarlar ve özellikle de bol metal süslemeli deri ayakkabılar...  

Wang aynı zamanda birkaç iyi erkek kıyafeti de sundu, bu da onun şu anki toplumun cinsiyet yapılanmasını kabullendiğinin, reddetmediğinin bir kanıtı. Eh, o zaman o kadar da asi olduğunu söyleyemeyiz.

Alexander Wang 2016-17 Sonbahar/Kış Koleksiyonu

 

İlgili Başlıklar