18 Nisan 2016

İfadeyi Düzeltme Vakti

YAZI: KELLY GİLBERT

beauty

Fotoğraf: Terry Richardson

"Gülümse biraz!” Bu sinir bozucu uyarıyı giderek daha çok almaya başladım insanlardan. Eskiden böyle değildi. Yani tamam, bıkkın ve asabi hissettiğim anlar sık sık oluyor ama aynaya baktığımda gördüğüm bu suratsız kişi ben değilim. Okul yıllarımdan bazı kızların sürekli huysuz bir ifadeyle dolandığını hatırlıyorum ama bunun daha kızgın bir versiyonu olan ve yaşla oluşan asabi yüz daha üzücü bir durum, sanki hayattaki bütün ufak tefek aksilikler tatsızlıklar birikmiş de yüzümün kıvrımlarında duygu çöplüğü oluşturmuş. Öyle ki kendimi çok iyi hissettiğim zamanlarda bile sürekli çatık kaşlı durmam sebebiyle keyfimi ifade edemiyorum.

Pek çok kişinin mağdur olduğu bir sıkıntı bu. Otuzlu yaşlarımızdan sonra yüzlerimiz sanki bize olan hoşgörülerini kaybediyor, alnımızdaki çizgiler, düşen göz kapaklarımız ve çenemizdeki sarkmalar pek de öyle keyifli bir ifade oluşturmuyor. Mutlu olduğunuz belli olsun diye ciddi çaba göstermeniz gerekiyor ki bu da sinir bozucu bir durum olduğundan ifadenizi düzeltmenize pek de yardımcı olamıyor. Los Angeles’dan dermatolog doktor Dr. Murad, asık yüzlerimizin kültürel stresle doğrudan ilintisi olduğunu söylüyor. “On yıl kadar önce, hastalarımda tuhaf bir değişim gözlemeye başladım. Her geldiklerinde stresli, yorgun ve mutsuz görünüyorlardı. Bunun asıl nedeninin dijitale bağımlı hale gelmemiz olduğunu düşünüyorum.” Yaşla ilgili estetik tedaviler uzmanı Dr. Prenna Jones da gözlemlerini şöyle aktarıyor: “Hastalarım çoğu zaman surat ifadelerinin gerçekte ne hissettiklerini yansıtmamasından şikayetçiler. Pozitif ve enerjik insanlar olmalarına rağmen yüzlerinden bu anlaşılmıyor.”

"Geçmişinizi silmenin tek yolu onu felç etmek"

İletişim dünyasının sayılı yöneticilerinden biriyken şimdi tam zamanlı bir anneye dönüşen bir tanıdığıma, çocukları okula bıraktıktan sonra giderek daha asabileşen ifadesinin nedenini soruyorum. “Aslında kırklı yaşlardan itibaren çok daha rahat biri oldum ama yüzümün bunu yansıtmaması çok acı” diyor ve devam ediyor: “İronik olan da şu, gençliğinizde mimiklerinizi ne kadar fazla kullandıysanız ve ne kadar eğlenceli zamanlar geçirdiyseniz, ilerki yaşlarda kırışıklarınız da o kadar fazla oluyor. Geçmişinizi silmenin tek yolu onu felç etmek. Bu biraz acımasız bir yaklaşım aslında, ben yüzümün hiç ifadesi olmamasındansa anlatacak şeyleri olmasını tercih ederim, ne denli mutsuz ya da kızgın görünürse görünsün.”

Peki ya bu asık suratlar hayatımızda negatif etki yaratıyorsa? Ünlü yıldızların makyaj uzmanı olan otuz sekiz yaşındaki bir arkadaşım “bir türlü neşeli ve coşkulu görünmediği” için bir müşterisinin ondan vazgeçtiğini anlatıyor. “Asık suratımın insanları huzursuz ettiği söylendi bana, oysa ki işime konsantre olmaya çalışıyordum, hepsi bu. Ağız kenarımdaki aşağıya dönük çizgiler nedeniyle oluyor bunlar, bu çizgilerin tek avantajı taksi şoförlerinin ve otobüslerdeki kaçıkların benimle sohbet etmeye çalışmamaları.”

Kızgın bir ifadeyle yaşlanmış yüz için umut vaat eden çözümlerden biri yüz kaslarındaki gerilimi azaltmak için uygulanan masajlar. Örneğin Londra’daki Selfridges’de sunulan Face Gym’deki masaj menüleri. Eğlenceli uygulamaların arasında moda haftalarının ön sıralarını süsleyen poker-face denen ifadesiz yüzlerden esinlenen ve ifadeyi kontrol altında tutmayı amaçlayan bir çalışma da var. Face Gym’in kurucusu Inge Theron, “Bıkkın görüntü ağız kenarındaki çizgilerin aşağı sarkması ve alın kaslarının sürekli çalışmasıyla oluşur” diyor: “Face Gym’in amacı, bu kasları parmaklar ve bazı makinelerle uygulanan masajlarla çalıştırmak.” Klinikteki en gözde makine Pure Lift, kaslara küçük elektrik akımları veriyor ve yüzdeki gerilme, dolayısıyla düzelme hemen gözlenebiliyor.

"Botox’lu hastalarımı gözlerindeki şişlik, soluk ve sağlıksız ciltleri ele verir”

Yüz masajının, anti aging açısından faydalarıyla ilgili pek ikna olmadıysanız, tatil öncesi ve sonrası görünümünüzü düşünün bir. Çin tıbbı uzmanı ve estetisyen John Tsagaris durumu şöyle açıklıyor: “Tatildeyken çene kaslarımız ve alnımız rahatlar, yanaklarımız daha dirileşir. Bu, kan ve enerji dolaşımını hızlandırır. Yüzümüzde, karaciğerle etkileşimde olduğuna inanılan nokta kaşlar arasındadır, öfke burada toplanır ve chi yaşam enerjisi bu noktada durağanlaşabilir.” Tsagaris, uyguladığı akupunktur tedavisi ile yüzünüze on beş günlük tatilin efektlerini kazandırabileceğini iddia ediyor. Bu tedavide iğneler, kolajen ve elastin salgılarını artırırken, gergin kasları da adeta baştan programlıyor. Cilde canlandırıcı maddeler enjekte etmek olarak tanımlanabilecek mezoterapiyi de öneren Tsagaris, konu Botox’a gelince çizgiyi çekiyor. “Hayat harekettir” diyor, “Kasları felce uğratmak mikrodolaşımı bozarak lenf akışını düzensizleştirir. Botox’lu hastalarımı gözlerindeki şişlik ve soluk,  sağlıksız ciltleri ele verir.” Ancak Prenna Jones, mezoterapiyi savunanlardan olmakla birlikte aşırı asabi ağız görünümünden şikayetçi hastalar için alt dudağa çok az bir miktarda Botox ilavesinin faydalı olacağına inanıyor.

Environ cilt bakım ürünlerinin sahibi, plastik cerrah Dr. Des Fernandes, uzun yıllardır yüzdeki ifade çizgilerini gidermek için en başta gelen yöntem olan Botox’un gözden düşmekte olduğunu kabul ediyor. “Artık daha etkili ve daha doğal görünümlü tedaviler mevcut” diyor: “Yaklaşımlar değişti, vücudun yenilenme ve tamirat aşamalarını kendi kendine gerçekleştirebilmesi için destek amaçlı uygulamalar var.” Fernandes, minik iğnelerle yüzde kanallar açmak olarak basitçe tanımlanabilecek needle roller tedavisini hararetle savunanlardan. “Kolajen tepkimesini aktifleştiriyorlar, uygun topikal kremlerle kullanıldıklarında sonuç mucize.” Fernandes’in needle roller tedavisini anlattığı YouTube videoları mevcut.

Londra’da, moda dünyasının en popüler klinik uzmanlarından olan Dr. Maryam Zamani, hiç müdahale edilmemiş gibi duran doğal görünümlü tedavilerde çok başarılı. Bir moda editörünün dediği gibi estetikli olunduğunun anlaşılması pek havalı bir durum değil artık. Dr. Zamani, daha doğal gençlik sağlayan uygulamalardan yana. “Benim tercihim Ultherapy” diyor, “Bu tedavide cilt altına ultrason dalgaları verilerek kolajen salgılanması tetikleniyor. Tedaviyi izleyen aylar içinde yüz giderek daha diri bir görünüm kazanmaya başlıyor.”

İşte bu haberler, insanı keyifle gülümsetiyor.

ETİKETLER: ESTETİK , SAĞLIK , BOTOX