26 Ocak 2019

Mitokondri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

YAZI: DİLARA KOÇAK

dilara koçak mitokondri

Fotoğraf: Getty Images Turkey

Mitokondri kelimesini daha önce duydunuz mu? İlk bakışta biraz bilimsel geliyor olabilir. Kulaklarınız omega-3, kolajen, kurkumin ve mikrobiyotaya nasıl alıştıysa, mitokondriye de öyle alışacak çünkü bu yıl ve sonrasında mitokondri konusunu çok daha sık duyacağız.

Mitokondiriyi size biraz anlatmak istiyorum. Vücudumuzun trilyonlarca hücreden oluştuğunu biliyorsunuz. Her bir hücre bir yapı taşı aslında ve hücrelerin her birinin içinde farklı görevde hücre organalleri var. İşte mitokondri de hücrelerin içinde bulunan bu organellerden biri. Onun adını diğerlerine göre daha çok duyuyoruz çünkü mitokondri hücrenin enerji santrali. Bu sebeple mitokondri denince akla ilk olarak enerji geliyor. Vücudun hücrelerimizde gerçekleşen her olay için bir enerji gerekiyor ve bu enerjinin neredeyse tamamına yakınının mitokondriler tarafından üretildiği biliniyor. Yani mitokondrilerimiz, vücudumuzun hayatta kalması ve gelişmesi için ihtiyaç duyduğu enerjiyi bize veriyor.

Mitokondri sağlığını koruyarak veya iyileştirerek birçok vücut sistemi ve organ sağlığını iyileştirilebileceği konuşuluyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar birçok sağlık sorununun mitokondrilerin işlevlerini yerine getirememesinden kaynaklanabileceğini söylüyor. Mitokondrilerin hücrelerimizin enerji gereksinimlerini karşılayamaması halinde, kalp hastalığı, tip 2 diyabet, kanser ve Alzheimer hastalığı gibi hastalıkların riski artabiliyor.

Peki mitokondriyi nasıl koruruz?

Asıl soru ve merak edilen cevap bu değil mi? Öncelikle şunu söylemem gerekir ki enerji ihtiyacı çok olan hücrelerde mitokondri sayısı da çok, enerji ihtiyacı az olan hücrelerde ise daha azdır. Mesela kas hücrelerimizin enerji ihtiyacı yüksek olduğu için mitokondri sayısı da fazladır. Yaşla birlikte kas kaybı yaşandığından mitokondri sayısı da azalıyor ve bu durum beraberinde sağlık sorunlarını da getirebiliyor. Elbette kas kaybı sadece ilerleyen yaşla birlikte olmayabiliyor. Moda diyetler, hızlı kilo kaybını vadeden beslenme programları da hepimizin bildiği üzere kas kaybıyla sonuçlanıyor, bu konuda da dikkatli olmak gerekiyor.

Sağlıklı mitokondri fonksiyonunu desteklemenin en iyi yolları, elbette sağlıklı beslenme ve egzersiz. Yapılan çalışmalar polifenollerden zengin beslenmenin de mitokondri fonksiyonun geliştirilmesine ve yeni mitokondri oluşumunun teşvik edilmesine yardımcı olabileceğini söylüyor. En iyi polifenol kaynağı besinleri hatırlamak ister misiniz? Kırmızı ya da mor meyveler, yaban mersini, kiraz, böğürtlen ve enginar gibi sebzeler mitokondriye dost.

Sağlıklı beslenmenin yanı sıra sağlıksız ve aşırı beslenmenin mitokondiri sağlığına etkisinin altını çizmek önemli. Sağlıksız beslenme mitokondrinin yorulmasına ve tembelleşmesine yol açabiliyor. Aşırı yeme veya hareketsizlik nedeniyle ortaya çıkan obezite durumunun da oksidatif strese neden olup, bunun da mitokondri hasarına neden olabileceği biliniyor.

ETİKETLER: DİLARA KOÇAK , MİTOKONDRİ , SAĞLIKLI YAŞAM , SAĞLIK