23 Ağustos 2016

İlişkinizi Diri Tutmanın Altın Kuralı: 2-2-2

YAZI: İNAN KIRDEMİR

Hızla akan dakikaların, saatlerin ve günlerin içinde halledilmesi gereken onca iş varken, kendimize bile yeterince vakit ayıramadığımızı düşünen biz modern dünyanın sakinleri için bir ilişkiye mesai harcamak oldukça zor. Bitmeyen randevular, toplantılar, not almaya başlamadan uzayan alışveriş listeleri, biriken faturalar ve bir yıl önceden tasarlanan tatil programlarının yanına, mütemadiyen ve kesintisiz ilgi bekleyen bir ilişki eklendiğinde, hayat gerçekten zorlaşabiliyor. 

İlişki

24 saatin kendi hayatımız için yeterli olmadığını düşünen bizler, çok kıymetli saatlerimizi paylaşma noktasına geldiğimizde istemsizce bencilleşebiliyoruz. İtiraf edelim, böyle durumlarda bir zamanlar başımızı döndüren, ayaklarımızı yerden kesen o biricik kişiyi artık omuzlarımızda apolet gibi taşımak istemiyoruz, çünkü yük oluyor. Ayrılarak hafifleyeceğimize inanmak da, aslında en ideal çözüm değil. Sonrasında bastıran kalp ağrısına, ayrılık sancısına ve başa çıkmakta zorlandığımız özlem duygusuna hiç değinmiyorum bile. 

İlişkinizin giderek kısır bir döngüye dönüştüğünü, çıkmaz bir girdaba saplandığını hissediyorsanız, hemen gemileri yakmayın. Psikologlara ve ilişki uzmanlarına göre, batmak üzere olan gemiyi kurtarmak için hala umut var. Üstelik fallarda görünen, ufuktaki o yeni kıyıya, yeni kaptana bel bağlamak zorunda kalmadan, gündelik sıkıntılara teslim olmuş ilişkinizi diriltmeyi başarabilirsiniz. Uğurlu sayısı 2 olanların, ikinin gücünü bir kez daha tescilleyeceği bir kuraldan bahsetmek istiyorum:  2-2-2. 

ETİKETLER: AŞK , İLİŞKİ , YAŞAM