08 Temmuz 2017

#GirlCrush Sima Tarkan

YAZI: BUĞU MELİS ÇAĞLAYAN

FOTOĞRAF: DİDEM CIVGINOĞLU

New York’ta moda endüstrisinde çalışmak kulağa nasıl geliyor? Eğer bunun tek kelimeyle rüya hayat olduğunu düşünüyorsan, seni tatlı mı tatlı, enerjik mi enerjik bir it-girl ile tanıştıralım. Sima 1995 yılında San Francisco’da doğmuş. İstanbul ve Vancouver’da geçen yılların ardından üniversite eğitimi için New York’a gelmiş ve kreatif eğitim üssü Parsons’da stratejik tasarım ve yönetimi eğitimi almaya başlamış. “Bu yıl buradaki dördüncü senem” diyor Sima. Mayıs ayındaki mezuniyetiyle birlikte şimdilerde MaxMara’nın New York o sinde çalışıyor. Gelecek hede bu yolda devam ederek ailesi gibi moda sektöründe ilerlemek ancak rotayı Miami’nin sıcak kıyılarına çevirmek planları arasında.

sima tarkan

Peki feminen, genç ve eğlenceli stiliyle kendisine hayran bırakan Sima moda tutkusunu ne zaman keşfettiğini hatırlıyor mu? “Küçüklüğümden beri farklı kılıklara bürünmeyi çok severdim. Ablam ve arkadaşlarımla değişik kostümler giyip de leler düzenlerdik. Dolayısıyla zaman içinde farklı kombinler yaratıp kıyafetlerime karakterimi ve enerjimi yansıtmayı öğrendim.” Çocukluğundan beri romantik ve yumuşak hatlı kıyafetlere zaafı var, yine de stilini sade ve casual chic olarak tanımlıyor. Bir parçaya vurulması tabii ki önemli, ama Sima önce rahatlık diyor ve içinde rahat etmediği kıyafetleri giymeyi reddediyor. Ablasından bahis açılmışken... Dila Tarkan eğlenceli stiliyle Türkiye’deki havalı kızlar çetesinde başı çekiyor. İşte bu yüzden Sima’nın kendi stilini onunkiyle kıyasladığında ne gibi benzerlikler ve farklılıklar bulduğunu çok merak ediyorum: “Dila’nın daha renkli ve daha eğlenceli bir tarzı var. Ben sade ve düz siluetlere yöneliyorum sanırım. Dila gibi desenler arasında değil ama renkler arasında kontrast yakalamayı daha çok seviyorum” diyerek sorumu yanıtlıyor. Asla asla dememek lazım tabii ama Sima’nın asla giymeyeceği parçalar yok değil. “Maskülen parçalar bana göre değil” diyor Sima. Hemem ekliyor: “Asla giymem diyeceğim bir şey yok ama yaşımı büyük gösteren kombinlerden kaçınıyorum ve markaların çok ön planda olduğu parçaları tercih etmiyorum.”

sima tarkan

Modanın aynı anda hem çok zamansız, hem de fazlasıyla hızla değişen dengeleri Sima’yı heyecanlandırıyor. Her sezon yeni renkler, desenler ve siluetlerle tanışmayı başlı başına bir macera olarak tanımlıyor. Sosyal medya ona göre modada özgürleştirici bir etkiye sahip; tasarımcıları ve influencer’ları yakından takip ederek onların günlük hayatlarına ve gardıroplarına dahil olabilmek onu besleyen bir eylem. Yıllardır New York’ta yaşayan bir “New Yorker” olarak o sokaklarda en çok neyi görmekten hoşlanıyor? “Herkes kendi stilini özgür bir şekilde yansıtabiliyor” diyor tek solukta: “İnsanlar birbirlerini yargılamaktansa herkes birbirinin tarzını takdir edip saygı duyuyor.” Ne dersin? Belki biz de yeni kirlere ve renklere daha açık olmalıyız, tıpkı Sima’nın her zaman olduğu gibi!

sima tarkan

SİMA’NIN STİL ASLARI 

Favori tasarımcılarım:

Yaratıcılığına hayran olduğum Karl Lagerfeld, Demna Gvasalia ve Alessandro Michele.

Stil ikonlarım:

Gigi Hadid ve Olivia Palermo. Özellikle Olivia Palermo’nun sade ve neşeli stilini kendime yakın buluyorum.

Vazgeçemediğim markalar:

MAX&Co., Weekend, Les Petits Joueurs, Furla, All Saints ve Reformation.

Aklımdan çıkmayan stil öğüdü:

Modada hata yapmak diye bir şey yoktur! Herkes kendi stiline sahip çıkmalı; modaya uymak için stilinden vazgeçmeyip modayı kendi stiline uyarlamalı.

 

ETİKETLER: #GİRLCRUSH , SİMA TARKAN