05 Ağustos 2017

Kadın Gözünden: Bakış Açısıyla İlham Veren Genç Kadın Fotoğrafçılar

YAZI: ZEYNEP YAPAR

Moda fotoğrafına taze, dürüst, özgün bir yaklaşım. Bakış açısıyla bize ilham veren genç kadın fotoğrafçılar, görünmeyeni görüyor, kusurları seviyor, güzelliği arıyor ve buluyorlar.

Amanda Charchian

Amanda Charchian

“Çevremdeki yaratıcı kadınlarla aramda eşsiz bir iletişim olduğunu fotoğraf makinem sayesinde keşfettim.” Sanatçı ve fotoğrafçı Amanda Charchian’ın ilk kitabı Pheromone Hotbox, geçtiğimiz yıl yayımlandı. Birlikte dünyayı dolaştığı kadın sanatçı portrelerinden oluşan kitap, Amanda’nın belirlediği üç kural üzerinden şekillenmiş: 1. Doğaçlamanın zemini, gerçeküstü bir manzara olmalı. 2. Fotoğraflayacağı kişi bir kadın sanatçı olmalı ve kendisine yabancı bir ortamda fotoğraflanmalı. Örneğin, Sri Lankalı bir sanatçıyı Küba’da, Sırp bir mobilya tasarımcısını Kosta Rika’da, Şilili bir ressamı Korsika’da fotoğraflamış. 3. Sürece hız ve adrenalin katmak adına kadınlar çıplak olmalı.

“Pheromone Hotbox kitabının tohumları 2012 yılında atıldı. Her şey, iki genç sanatçı kadını kendimi durduramağım bir şekilde, takıntı halinde fotoğraflamamla başladı. Sanki her kare, beni bir gizemi çözmeye yakınlaştıran birer kanıttı. Kadın sanatçıların, cinsellik ve yaratıcılık arasında dengede duran muazzam gücüyle ilk kez o zaman tanıştım. Özgüven, baştan çıkarıcı.” Amanda’nın Pheromone Hotbox sürecinde gelişen, kadının gücü ve şehvetini öne çıkaran yorumu, onu son zamanların aranan moda fotoğrafçılarından biri yaptı. Hem sanat çalışmalarına, hem moda fotoğraflarına yansıyan çıplaklık unsurunu, tıpkı form, doku, renk gibi bir araç olarak görüyor. Amanda Charchian, Gucci’nin dünyanın farklı noktalarından yükselişteki sanatçılarla işbirliği yaptığı yeni projesi #TFWGucci’nin katılımcılarından biri. “Son zamanlarda moda fotoğrafı üzerinde yoğunlaştım çünkü gerçekten zevk alıyorum. Bu alandaki işlerimi, sanat çalışmalarımdaki hassasiyetimle yorumlamaya çalışıyorum.” Amanda, dadaizm, sürrealizm, kavramsal sanat hareketlerinden esinleniyor; pre-Raphaelite resim sanatına hayranlık duyuyor; ilham perileri ise Jean Arp, Louise Bourgeois ve Yoko Ono.

 

Fanny Latour-Lambert

Amanda Charchian

“Fotoğraf sanatına olan tutkumun temeli, benim için hâlâ bir bilinmeyen, hâlâ çözülmemiş bir gizem gibi. Bu cehaleti el değmemiş halde bırakıp efsunlu halini korumak istiyorum.” Sihir, Fanny’nin fotoğraflarını anlatırken dışarıda bırakmak istemeyeceğiniz bir kelime. Fanny, fotoğrafın vaat ettiği gerçeklikle oynamayı, fotoğrafladığı insanlardan yeni birer karakter yaratmayı seviyor. “Beni etkileşimler ve hisler yönlendiriyor” diyor. “En büyük amacım fotoğraflarıma bakan birine bir düş gördürmek, bir duygu transfer etmek.”

Fanny Latour-Lambert 23 yaşında. Güney Fransa’da doğmuş, Paris’te büyümüş. “Anneme aylarca yalvardıktan sonra bana ilk fotoğraf makinemi aldığı günün bir başlangıç olduğunu biliyordum” diyor. Bugün, Vogue Rusya, i-D, Numero, Vogue Bambini, Wonderland, Dust ve Flaunt dergileri için çekim yapıyor. Marka portföyünde ise Chloé, Moncler, Sonia Rykiel, Net a Porter gibi isimler var. Ona en çok ilham veren kareler çoğunlukla sokak fotoğrafçılarına ait; Cristina Garcia Rodero, favorisi. 10 yaşındayken evin kütüphanesinde bulduğu, Rodero’nun “España Occulta” adlı kitabından çok etkilendiğini hatırlıyor. “Sinema beni besleyen bir diğer kaynak” diyor. “Filmlerin, modelleri yönlendirmeyi öğrenmem üzerinde de büyük etkisi var.” Fanny Latour-Lambert’a göre moda, fotoğrafta bir persona yaratmayı sağlayan en önemli unsurlardan. “Çünkü bir görünüm, bir tavır ve bir hikayeyi de beraberinde getiriyor.” Fanny’nin ilk işi Nike için küçük bir projeymiş. Hatta fotoğraf çekmekle kalmamış; styling’den casting’e her şeyi kendisi yapmış. “Yalnızca sosyal medya platformları içindi bu yüzden küçük köşemde istediğim gibi çalışmama müsaade ettiler. En azından, kameranın ardından fotoğrafçının ne çektiğine bakan müşteri stresini yaşamadım” diyor, gülüyor... “Nereye gidersem gideyim gözlerim hep açık, etrafta gördüklerimi sünger gibi emiyorum sanki. Tükenmeyen bir merakım var. Bu yüzden daha çok, daha çok işler yapmak istiyorum!”

 

Tanya & Zhenya Posternak

Amanda Charchian

“Renklere, dokulara, insan bedenine ve yüzüne, yapılara, ellere, flora ve faunaya hayranlık duyuyoruz; fotoğraflarımızla bu hayranlığı belgeliyoruz.” 28 yaşındaki Ukraynalı ikiz kardeşler Tanya ve Zhenya Posternak, New York’ta yaşıyorlar. Fotoğrafladıkları konuya ve insana ziyadesiyle yakından bakan, hikayeyi sıklıkla detaylarda arayan bir yaklaşımları var.

Onları ilk olarak Mansur Gavriel markası için çektikleri kampanyalarla tanıdık. Hikaye anlatma üslupları markayla öylesine özdeşleşti ki, Mansur Gavriel’in kurucuları Floriana Gavriel ve Rachel Mansur, bu sezon ikizlere adadıkları “Posternak” adlı bir çanta tasarladı. “Bizim için büyük onur” diyor, Tanya. “Rachel ve Floriana’yla birkaç yıl önce bir arkadaş ortamında tanıştık. Bugün profesyonel işbirliğimiz dışında birbirine ilham veren yakın arkaşlarız. Posternak çanta, bu özgün birlikteliğin bir sonucu.” Posternaklar, Kiev’deki National Academy of Culture & Arts’dan mezunlar. Zhenya, fotoğrafçılığın edinilebilecek bir hüner olduğunu düşünmüyor. “İnsanın yaradılışında var olan bir vizyon olduğuna; büyüdükçe bu yetiyi geliştirmeyi öğrendiğimize inanıyorum. Dedem eski bir Zenit kamerayla fotoğraf çekerdi ve karanlık odada filmleri onunla banyo ederdik. Karanlık oda, banyomuzdu bu arada... Liseye geldiğimizde kamerayı biz teslim aldık.” İlk iş tecrübelerini, Kiev’de bir prodüksiyon şirketinde edinmişler. “Patronun tanıştığımız an söylediği ilk cümleyi dün gibi hatırlıyorum: Zhenya, yönetmen bu gece varıyor, bildiğin iyi gay kulüp var mı?” Onbinlerce takipçi edindikleri Instagram hesaplarının kariyerlerine olan etkisini küçümsemedikleri gibi, meseleyi sanıldığı kadar da dikkate almadıklarını söylüyorlar. “Benim için bir portfolyodan çok ironik bir görsel günlük” diyor, Zhenya. Tanya ise “Ölçülüp biçilmiş, planlanmış bir şey olmadığından etkisini de anlatmak zor aslında” diyor. “Beğenilir mi, kaygısı gütmeden gözüme takılan her şeyi paylaşıyorum. Bu sayede birçok yeni arkadaş tanıdım ve DM (direkt mesaj) üzerinden birçok iş teklifi aldım. Doğrusu şikayet edemem.” Tanya ve Zhenya, moda fotoğrafı ve sanat fotoğrafını birbirinden ayrı değerlendirmiyor. “Fotoğraflarımızda modayı bazen “naifçe” bazen “inatla” gösteriyoruz” diyor, Zhenya. “Konu ne olursa olsun, maksadımız aynı: Hikayeni anlat, görünmeyeni gör, güzelliği kutla.”

 

ETİKETLER: AMANDA CHARCHİAN , FANNY LATOUR-LAMBERT , TANYA & ZHENYA POSTERNAK , KADIN , MODA , FOTOĞRAFÇI , VOGUEİNSTAGRAM