15 Mayıs 2017

Çığır Açan Modernist: Cristóbal Balenciaga

YAZI: SEDA YILMAZ

balenciaga

FOTOĞRAF: HENRI CARTIER-BRESSON / MAGNUM PHOTOS

Balenciaga modaevinin kurucusu Cristóbal Balenciaga, bir gizem perdesinin ardında mesleğini icra ettiğinden, ismi, markanın kreatif direktörleri kadar çok duyulmamıştır. Oysa 20’nci yüzyıl modasında bir giysi inkılabından söz edilecek olsa, onun kural tanımaz, yenilikçi tasarımları bu inkılabın bir parçası olarak anılır muhakkak. Yaşamı boyunca yalnızca bir kez röportaj verdi Balenciaga. İngiliz Times gazetesi için onunla röportaj yapan Prudence Glyn, “Savaşın ardından Dior, Yeni Görünüm’ün etkisiyle tanınan bir isim haline geldi. Ancak sadelikten yana olanların tek tercihi vardı, o da Cristóbal Balenciaga” diye yazmıştı. Glyn, tasarımcının kişisel reklamını yapmaktan hoşlanmamasının kesinlikle büyüklük taslamakla ilgisi olmadığını söylemişti. “Bunun sebebinin, yaptığı işi birine izah etmenin mutlak imkansızlığından kaynaklandığını bizzat itiraf etti.” Sessizliği, bir yandan tasarımcının gizemini korumasını sağlarken, bir yandan da markanın cazibesini katladı. 21 yıl boyunca onunla birlikte çalışan Madam Feliza, Balenciaga’nın işini bir cerrah titizliğiyle yaparken kumaşa işkence edilmemesini tembihlediğinden söz etmişti. Esasen o, pek çok haute couture tasarımcısının aksine drapaj, kesim ve dikim konusunda tam bir ustaydı. Tasarımlarına, çizim yerine kumaşla başlardı. Kadınlara, alışılagelmiş siluetlerin dışında alternati er sunmasında mükemmeliyetçiliğinin payı büyüktü. 1950’li yıllarda, omuzları genişletip bele hiç vurgu yapmadan yarattığı yeni silueti, 1957’ye gelindiğinde dökümlü çuval elbiseyle taçlandırdı.  

Sessizliği, bir yandan tasarımcının gizemini korumasını sağlarken, bir yandan da markanın cazibesini katladı. 21 yıl boyunca onunla birlikte çalışan Madam Feliza, Balenciaga’nın işini bir cerrah titizliğiyle yaparken kumaşa işkence edilmemesini tembihlediğinden söz etmişti.

balenciaga

FOTOĞRAF: MARK SHAW / MPTVIMAGES.COM

Koza kaban, balon etek ve ceket, baby doll elbise... Tümü, tasarımcının teknik dehasını ortaya koyan parçalar oldu. Vogue İngiltere, 1962’de onu şöyle anlatmıştı: “1937’de, neredeyse modaevini açtığı ilk günden beri modanın büyük öncüsü olarak takdir görüyor. Balenciaga’nın bugün yaptığını, diğer tasarımcılar yarın veya bir sonraki yıl yaparlar. O vakte kadar kendisi çoktan yoluna devam etmiş olur bile.”

Değişimi değil kusursuzluğu aradı

Londra’daki Victoria & Albert Müzesi, Mayıs ayında Cristóbal Balenciaga’yı ağırlamaya hazırlanıyor. Balenciaga: Shaping Fashion (Balenciaga: Modayı Şekillendirmek) adını taşıyan serginin küratörü Cassie Davies-Strodder, tasarımcıyı bildiğinden şaşmayan bir moda vizyoneri olarak tanıtıyor. “Tasarımlarının zamana kafa tutan modern yanı ve taviz vermeyen bütünlüğü sayesinde 20’inci yüzyılın en ilham veren tasarımcılarından biri oldu. Kusursuz zanaatkârlığı, kumaş kullanımındaki öncülüğü ve yenilikçi kesim tekniği, dönemin modasının yönünü modernliğe doğru çevirdi. Balenciaga’nın tasarıma getirdiği gözü pek yaklaşım, bugün bile karşılık bulan ve ilham veren yeni formlara öncülük ediyor.”

 balenciaga

Serginin küratörü Cassie Davies- Strodder, 1954 tarihli fuşya gece elbisesinin, incecik ve ha f ipek tafta kumaştan yapıldığını anlatıyor. Elbisenin iç kısmında, tam dizin üstünde bağlanan ipler sayesinde elbiseyi giyen kişi yürürken içeri hava doluyor ve eteğin uçları balon gibi havalanıyor. Bu, tasarımcının dehasını ortaya koyan parçalardan sadece biri.

“Kral öldü.” Mart 1972’de, Women’s Wear Daily bu manşetle çıktı. Moda dünyasının gözlerden uzak duran kralıydı bahsi geçen. Cristóbal Balenciaga, diğer tasarımcılardan farklıydı. Ne Coco Chanel gibi tek bir ikonik parçayla özdeşleştirilebilirdi, ne de Christian Dior gibi tek bir siluetle. Bir gazeteci yeni sezonda yapacağı değişimleri sorduğunda şaşkınlık içinde, “Değişim mi? Ben asla tasarımlarımı değiştirmem” cevabını vermişti. Değişimden çok, kusursuzluğu arayan Balenciaga’nın müşterileri arasında Jackie Kennedy, Helena Rubinstein, Lee Radziwill, Kontes von Bismarck ve Windsor Düşesi gibi toplumun kaymak tabakasına mensup kadınların yanı sıra aralarında Ava Gardner, Ingrid Bergman, Marlene Dietrich ve Lauren Bacall’ın bulunduğu lm yıldızları vardı.

Cristóbal Balenciaga, 1895’te İspanya’nın kuzey sahilinde bir balıkçı köyü olan Getaria’da doğdu. Terzi bir annenin oğlu olarak küçük yaşlardan itibaren dikiş dikmeyi öğrendi. Efsaneye göre, yaşadığı yerde yerel bir aristokrat olan Markiz Casa Torres’in kıyafetine duyduğu beğeniyi dile getirince, markiz, kendisinden kıyafetin aynını dikmesini istedi. Ardından, onun bir terzinin yanında çıraklık yapmasına ön ayak oldu. Balenciaga, Eisa adını verdiği ilk modaevini Birinci Dünya Savaşından önce San Sebastián’da açtı. 20’li yıllarda bunu Madrid izledi. İspanya İç Savaşıyla birlikte, doğup büyüdüğü ülkesindeki mağazalarını kapatıp kendi adını taşıyan markasını Paris’te kurdu. Ağustos 1937’de, Avenue George V adresindeki modaevinde ilk de lesini sundu. Serginin küratörü Davies-Strodder, modaevi hakkında şunları söylüyor: “Burası, ciddi ve göz korkutucu atmosferiyle bilinirdi, ki bu albenisini daha da artırdı. Balenciaga, yılda iki kez koleksiyonlarını burada gösterirdi. 1956’da, müşteriler ve satın almacılar için yaptığı de leye basının girişini yasaklaması büyük tartışma yarattı. Tasarımlarının kopyalanmasından endişe ettiği için gazetecilerin bir ay beklemelerini istedi ve ardından koleksiyonu değerlendirip yayınlamalarına izin verdi. Öğrencisi Hubert de Givenchy de onun bu tutumunu destekledi ve ilerleyen 10 yıl boyunca gazeteciler sadece ikisinin koleksiyonlarını görebilmek için Paris’e fazladan seyahat ettiler. Ne kadar etkili olduklarını bir düşünün! Balenciaga de le sırasında perdenin arkasına saklanır, sonundaysa selam vermekten kaçınırdı. Çünkü giysiler konuşurken söze hacet olmadığına inanırdı. Elbette tüm bunlar tasarımcının gizemine gizem kattı ve ona duyulan hayranlığı artırdı.” 

balenciaga

FOTOĞRAF: VICTORIA AND ALBERT MUSEUM/LONDON, NICK VEASEY

Röntgeni çekilen giysiler

Balenciaga: Shaping Fashion sergisi, Cristóbal Balenciaga’nın San Sebastián’daki ilk modaevinin 100’üncü yıl dönümüne, Paris’teki showroom’unun açılışının da 80’inci yılına rastlıyor. Sergide hem markanın kurucusunun hem de varisi olan tasarımcıların hazırladığı koleksiyonlardan yüz kıyafet ve aksesuar yer alıyor. Küratör Davies-Strodder sergiyi oluştururken Cristóbal Balenciaga’nın ikonik tasarımlarına baktıkça, onun etkisini her yerde görmeye başladığını söylüyor. “Balenciaga’nın minimal estetiğine duyulan ilgi, J.W. Anderson ve Phoebe Philo’nun tasarımlarında göze çarpıyor. Rei Kawakubo’nun soyut kreasyonlarında olduğu gibi Molly Goddard’ın volümlü tasarımlarında da Balenciaga etkisi görülüyor. Bu yüzden, Cristóbal Balenciaga’nın, kendi markasının çok ötesine uzanan kayda değer mirasını ortaya çıkarmanın tam zamanı olduğunu düşünüyorum.” Serginin en ilgi çekici “eserleri” Cristóbal Balenciaga tasarımlarının inşasını en ufak detayına kadar göstermek için X ışını teknolojisinden yararlanılarak elde edilen görseller. Bu görseller, çıplak gözle görülemeyecek şaşırtıcı detayları ortaya çıkarırken, Balenciaga’nın titizliği ve ustalığını da gösteriyor.

Balenciaga’nın 2017 Sonbahar/Kış şovu da adeta sergiyle uyum içerisinde, Cristóbal Balenciaga’nın mirasına selam gönderen parçaları barındırıyordu. Markanın kreatif direktörü Demna Gvasalia, ustasının erken dönem couture arşivine dalarak formlarla oynadığı kreasyonlar yarattı. Davies-Strodder’e göre, her iki tasarımcı da özgür vizyonlara sahip. “Gvasalia, Balenciaga’nın bedene getirdiği 360 derece yaklaşımının, yaptığı işte büyük etkisi olduğunu dile getiriyor. Dahası, her iki tasarımcının da içinde bulundukları moda sistemine meydan okudukları görülüyor. Tıpkı Cristóbal Balenciaga gibi, markanın da moda endüstrisinin normlarını sorgulayarak sistemi dönüştüreceğini düşünüyorum. Gvasalia ustalıklı kesimlerle yeni siluetlere öncülük ederek ya da koleksiyonları sunma şeklini değiştirerek bunu yapmaya başladı bile.”

Balenciaga: Shaping Fashion sergisi 27 Mayıs 2017-18 Şubat 2018 tarihleri arasında Londra Victoria & Albert Müzesinde gezilebilir.

 

 

ETİKETLER: BALENCİAGA